Kış – Emine SUPÇİN

Kış romanı, Yazar Emine Supçin’in 4. eseri. Daha önce yayımlanan üç kitabının ardından Mart 2020’de çıkan bu yeni eser A7 Kitap etiketiyle raflarda yerini aldı. Yazarın özellikle üçüncü kitabı olan “Dokunulmamış Kadınlar” ile yakaladığı edebiyat dili, kurgu ve hikâyeleştirme gücü bu kitapta daha da belirginleşiyor. Aslında yakın zamanda ülkemizdeki bir vakıfta yaşanan olaydan yola çıkan…

Lütfen Paylaş:

Hacker Çocuk – Mahmut Bora KARAKUŞ

Bugün size Abaküs Kitap etiketiyle raflardaki yerini alan yeni bir kitaptan söz edeceğiz. Bu kitap aslında bir çocuk kitabı, içinde geçen hikayenin kahramanı Berk’in bilgisayar dünyasının gizli kapılarını aralaması ve bir “hacker” olma yolunda yaşadıkları anlatılıyor. Kitabın tanıtımında da söz edildiği gibi aslında hacker olmak öyle sanılacak gibi korkutucu ya da yasa dışı bir iş değil. Zira bu elinizdeki bilgiyi nasıl doğru ve iyiliğe yönelik kullanacağınızla ilgili. Kitap, dijital araç gereçlerin ve bilginin bizi sarmaladığı günümüzde, çocukların dijital dünyaya güvenle adım atmalarını sağlayacağa benziyor. Sözü çok uzatmadan kitabın tanıtım yazısını ve künyesini sizlerle paylaşıyoruz.

Lütfen Paylaş:

Mehtap Erel’den “Sır”

Mehtap Erel’den “Yatır”dan sonra gerilim türünde yeni bir roman: “Sır” Şehirde yaşayan insanlar garip olaylar yaşamaz, okumuş insanlar doğaüstü güçlere inanmaz mı sanıyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz. Mehtap ve Sinan’ın oğulları Berk’in, yaz okulu için Viyana’ya gitmesinin ardından ürkütücü olaylar birbirini kovalıyor. Tanıklık ettikleri hayatların dehşetinin onların da hayatını karartmasına engel olabilecekler mi? Çocukları eve dönmeden üzerlerine çöken…

Lütfen Paylaş:

Başka Bir Okul Mümkün mü?

Eğitim, Türkiye’nin her daim sancılı mevzularından biri. Ne kadar adım atarsak atalım, bir o kadar mesafe daha uzanıyor önümüzde. ‘Finlandiya bu işi nasıl yapmış?’ diye düşünürken, okul öncesinden üniversiteye, hatta eğitimci yetiştirmeye ve akademik hayata kadar yayılan problemler yığınıyla burun buruna geliyoruz.  Başka bir okul mümkün mü?

Lütfen Paylaş:

Hayat Romanı Üzerine Bir Makale – Çiğdem ERSOY

“İnadına kadın kalın, inadına hayatta kalın!” diyen Anşa Ceyno Gür, “Hayat” romanında işlediği üç kadının dokunaklı hikayesiyle, her okuyanın kendinden bir parça bulacağı harika bir roman ortaya koymuş. Ülkemizin gerçeği, doğu-batı arasında uçurum da olsa, farklı coğrafyalarda, farklı örf ve adetlere göre yetişmiş insanlar da olsak, mesele kadın olduğunda, yaşanılan-yaşatılan ne varsa aynıdır. Hatta uçurumlar…

Lütfen Paylaş:

Böyle Büyür İnsanlar…

Yaşamak, hayalle kalkıp gerçekle oturmak gibi. Hayalle gerçek arasındaki o keskin hat üzerinde ilerlemek, oluşmak, üretmek… Bütün bu döngüde yorgun düşmek. Yara almak aynı zamanda. Yaralanmayı ön koşul olarak kabul etmek. Ve yaralandığın halde yürümeye devam edeceğini bilmek. Bir yanın iyileşirken, başka tarafında yeni yaraların açılması demek. Hatta bazen, aynı yerden tekrar yaralanmak demek. Yaraların önce kabuklanmasına, sonra o kabukların düşmesine tanık olmak demek. Ve bu sürekliliği izlerken şekillenmek…

Lütfen Paylaş:

Tarihi Aydınlatan Sinema – Kolektif

Geçtiğimiz günlerde kolektif bir kitap raflardaki yerini aldı. Tarihi Aydınlatan Sinema – Sinemadaki Kültürlerarası Farklılıkların Tarih Algısındaki Rolleri adıyla yayımlanan kitabın tanıtım yazısından alıntıyı sizlerle paylaşıyoruz. Sinema ile Tarih’in ilişkisi çok yönlü bir ilişki durumundadır. Bir yandan tarihsel koşulların film üretimindeki etkisi madalyonun bir yüzünü oluşturuyorken diğer yandan sinemada tarih algısı madalyonun diğer yüzünü oluşturmaktadır….

Lütfen Paylaş:

Benim Adım Emek

”Benim adım Faysal Demir. Evliyim, beş de çocuğum var. İstanbul’da, merdiven altı atölyelerden birinde kot taşlama işinde çalışıyordum. Kot kumluyorduk. Yani beyazlatmak, eskitilmiş görünümü vermek için, kotların yüzeyine kuru hava kompresörleriyle kum tutuyorduk. Bu sırada o kumlar da ciğerimize doluyordu. Silikozis tehlikesi yarattığını bilmiyorduk ki. Öğrendiğimizde bizim için artık çok geçti, çünkü hastalıktan ölümler başlamıştı. Aynı illet benim de yakama yapıştı. Bir tek ben de değilim üstelik, köyümüzde 80 kişi silikozis hastası. Ekmeği aslanın ağzından alalım derken, sağlığımızdan olduk. ‘Sıra bize de mi gelecek’ korkusuyla yaşıyoruz…”

Lütfen Paylaş:

Dijital Çağda Türkiye’de Kuşaklar ve Alışveriş – Dr. Öğretim Üyesi Duygu AYDIN ASLANER

Bu hafta size yeni bir kitaptan bahsedeceğiz. Bir inceleme-araştırma kitabı olan “Dijital Çağda Türkiye’de Kuşaklar ve Alışveriş“, Dr. Öğretim Üyesi Duygu AYDIN ASLANER‘in çalışması. Önce kitapla ilgili kısaca bilgi veren alıntı bir cümleyi sizlere aktarıp ardından da kitabın tanıtım yazısını paylaşalım. Ayrıca yazının devamında “Yeni nesil tüketiciyi anlatan, kuşakların davranışlarını ve onların alışveriş alışkanlıklarını ‘ilk…

Lütfen Paylaş: