Kıymetsiz bir kitap – Resul Yılmaz – Makale

Sizi haberdar edeceğim kitabın aslında pek kıymeti yok. “Bu ülkede kitabın kıymeti yok” klişesine girmeden diyorum bunu. Zaten “malum olaylar” silsilesinde veya bir sürecin içinde olduğumuz için, açıkçası basının üzerinde hala kara bulutlar olduğu için dikkat çekmesi zor bir kitaptan, “Saray’dan Saray’a Türkiye’de Gazetecilik Masalı“ndan bahsedeceğim. Yoksa kıymetini bilen biliyor bu kitabın. Kitap Osmanlı’daki gazetecilikten, günümüz…

Orta Zekâlılar Cenneti – Zülfü Livaneli – Makale – Mustafa Yıldırım

Çağdaş Montaigne’den denemeler Zülfü Livaneli’nin ‘Orta Zekâlılar Cenneti’ adlı kitabını okudum. Deneme türünde bir kitap. Doğan Kitap’tan 2015 yılında çıkmış. Sayfa sayısı 461. Aslında ‘Orta Zekâlılar Cenneti’ yeni bir kitap değil; aynı adla 1991 yılında çıkmış bir Livaneli kitabı. 2010 yılında çıkan ‘Sanat Uzun Hayat Kısa’ adlı kitaptan da alıntı denemelerin olduğu bir derleme bu…

Çalıkuşu – Reşat Nuri Güntekin – Makale – Çiğdem Ersoy

Çalıkuşu romanı gelmiş geçmiş tüm zamanların en iyi Türk romanıdır. Benim nazarımda ise bu topraklarda yaşanmış ve zamanın şartlarına göre ustaca kurgulanarak kaleme alınmış hala bile içersinde güncelliğini koruyan içeriğiyle nefis bir eserdir. Her defasında gözyaşlarıyla bitirdiğim tek roman. Ortaokul yıllarımda ilk defa okuduğum bu romanı yıllar sonra bana yeniden okutan nedenden çok kısa bahsetmek…

Kürk Mantolu Madonna -Sabahattin Ali – Makale – Çiğdem Ersoy

Sadece 160 sayfalık incecik bir kitap baktığımızda. İçimizde buruk, acı bir his ağırlığını bırakarak bir solukta bitiriyor insan. Ne kadar övgü dolu söz varsa hepsini bu kitabın ve yazarımız Sabahattin Ali’nin son noktasına kadar hakettiğini söylesek gayet yerinde olacaktır. Kitabımızın baş karakteri Raif Bey  içine kapanık, ahlaklı ve dürüst ama düzene hep boyun eğmiş ,…

Tutiname – Behçet Necatigil’in Kaleminden – Makale – Çiğdem Ersoy

Tutiname , edebiyat tarihimizin gelmiş geçmiş en seçkin eserlerinden biridir.  Doğu Edebiyatı’nın hikaye alanındaki en önemli eserleri arasında yer alır. Adeta hayal gücümüzü ve zekamızın derinliğini sınamaktadır. Eser Sanskrtiçe’den Farsça’ya sonrasında da dilimize çevrilmiştir. Esas çevirinin 15. Yüzyılda  yapıldığı ve devrin padişahına sunulduğu rivayet edilir. Kitabı edebiyat dünyamızın büyük ustası şair Behçet Necatigil’in kaleminden okumaktayız….

Leyla’nın Evi – Zülfü Livaneli – Makale – Çiğdem Ersoy

Leyla’nın evi 2012 yılı yazında okuduğum ve benim için bu yıla damgasını vuran bir romandı. Zülfi Livaneli’nin 2006 yılında çıkardığı bu roman aslında bir İstanbul romanıdır. Kitabın en büyük özelliği ise birbirini tanımayan ve tamamen birbirinden bağımsız karakterdeki üç kişinin hayatının kesişmesini konu almasıdır. Yazar bu üç insanın hayatını en ince ayrıntısına kadar dile getirmiş…

Montaigne Mutfakta Denemeler Tabakta – Makale – Çiğdem Ersoy

Montaigne’nin Denemeler’ini okuduğumda ortason sınıftayım. Her bölüm biribirinden güzel öğütler içeren, hayata dair pek çok sorgulamayı yaptığım, özgür düşünmeyi aşılayan ve felsefeyi bana sevdiren ilk kitaptır.  Üzerinden neredeyse 4 asır geçmesine rağmen güncelliğini korumayı başaran bir kitap aynı zamanda. Değerli dostum Sakarpiyon önüme 3 kitap koydu. Lev Tolstoy – Kazaklar, Bahar Yaka – Montaigne Mutfakta…

Sevmeyin Beyler Bizi – Anşa Ceyno Gür

Ne güzeldir şiirler… Hele de büyük aşklara yazılmış şiirler. Sevdikleri kadına, kadının ne olduğunu, varlıklarının, duygularının nedenleri olduğunu idrak eden erkekler tarafından yazılan… Oku oku kendini jiletle!!! Alın size ters manyel… İçli içli okuduğumuz o şiirlerin çoğu yenen haltların örtüsü çünkü… Çıldırasıya sever mesela Nazım Hikmet, çıldırtasına üzdüğü kadınları… Ne çok canımı yakardı şu söz:…

Adalete Müebbet! – Anşa Ceyno GÜR

  “Tecavüz” Dehşetle bakmıyoruz artık bu kelimeye. “Müsait”in anlamına flört eden kadın diyen Türk Dil Kurumu “tecavüz”ün anlamını da namusa saldırma, sarkıntılık olarak hafifletmeyi uygun görmüş. Adalet, tecavüz gibi hayat söndüren bir eylemin içine “rızası olmak” ekleyip kadını da suç ortağı yapıyor. Rıza her gün adalete tecavüz ediyor gözümüzün önünde… Tecavüz ve rızası olmak… Rızası…

Bir Gün Ben de Aşk Yazacağım! – Anşa Ceyno GÜR

Anşa Ceyno GÜR Gözümü açmadan kahve makinesine basmıştım.   Ev çok mu soğuk diye düşünerek kendimi kahvemle beraber koltuğa attım.  Açılmaya gayretli tek gözümle kumandayı buldum. Açabildiğimde ekranda bir kargaşa vardı. Üfleyerek yine ne oldu diye anlamaya çalışıyordum. Hangi ülke, neresi, ne oluyor, niye canlı??? İki gözüm fal taşı gibi açıldığında Ankara’ya baktığımı biliyordum artık….