Kim ola ki bu Paskalya Tavşanı? – Söyleşi

  • KY (KitaplarYolda) – Öncelikle kendinden, yani Hayri Saraç’tan bahseder misin?

 

HS (Hayri Saraç / Paskalya Tavşanı) – Aslında Paskalya Tavşanı ve Hayri arasında fazla bir fark yok bana göre. Tavşan sadece yazabiliyor (daha doğrusu “yazabiliyor” diyorlar) onun dışında ekstrem bir farkları yok. Açıköğretimden üniversiteyi bitirmeye çalışıyorum. Bir internet firmasının çağrı merkezinde çalışıyorum felan. Amaçsız bir insanım diyebilirim. Kafamda hep bir geleceğimi kurtarma düşüncem var, klasik işte okulu bitirip adam akıllı bir işe gireyim felan ama hep düşünce olarak kalıyor. Ruhen bir çökkünlük var kısacası. Onun dışında Hayri hakkında diyebileceğim bir şeyleri başarma isteğim var ama halim yok.


  • KY – Yazma işinin ilk Facebook üzerinden “Yere Düşen Travma” isimli bir sayfa ile başladığını biliyoruz. O sayfayı açma anın ve ismi hakkında bize bir şeyler söyler misin?

 

HS – “Yere Düşen Travma” ismi şöyle ortaya çıktı. Bir şarkıda travma kelimesini duymuştum hoşuma gitmişti. Travma nedir ne değildir diye ufak bir araştırma yaptım sonra travma kelimesine biraz daha bitmişlik katmak için “Yere Düşen Travma” ismini kullandım. Sayfayı açma amacım, bir şeyler yazmam gerekiyor gibi hissettim. Bir sıkıntım var abi benim ve “bunu yazmam lazım kimse okumasa da ben yazayım” dedim. Çünkü konuşarak bir şey anlatmayı ne yazık ki hiç beceremedim. Nedense insanlar “neyin var” dediği zaman sıkıntımı kelimeler ile anlatamadım neye kızdığımı konuşarak anlatamadım. Karşı tarafa sıkıntımı, derdimi konuşarak anlatmayı denediğim zaman ya yanlış anlaşıldım ya da hiç anlaşılamadım. Bende yazmaya başladım. Şimdi “yazınca millet seni nasıl anladı o zaman” sorusu kafanızda canlanacak onu da şöyle cevaplayayım. Yazdığım yazıları açıklama zorunluluğu hissetmedim hiçbir zaman, “okuyan kişi ne anlıyorsa odur” dedim. Çünkü biliyorum ki açıklamaya kalksam gene yanlış anlaşılacağım.


  • KY – Fanzin işi nasıl başladı?

 

HS – “Yere Düşen Travma”yı açtıktan birkaç ay sonra yazılarımı takip eden arkadaşlar fanzin muhabbetini ortaya attı, ben de o zamana kadar fanzinin f sini duymuş adam değildim. Sonra “neymiş lan bu” deyip biraz araştırdım. Kafama yattı eğlenceli bir şeye benziyordu. Ben de çıkarmaya başladım 4. Sayıya kadar tek başıma çıkardım. 4. Sayıda, Medine (rabarba) diye bir arkadaşım yazıları ile dergiye katıldı sonra Olcay ve Deniz isimli gerçekten ruh hastası ve çok değerli iki çizer arkadaşım da dergiye katılınca bir ekip olduk. Sonra konuk yazarlar felan derken 6. Sayıya kadar geldik. Vakit bulursak devam edeceğiz.


  • KY – Kitap serüveni nasıl başladı?

 

HS – O da aynı durum, gene yazılarımı takip eden arkadaşlar ve kendi arkadaşlarımın gazı ve baskısı sonucu geçen sene nisan ayında “Müsveddeler” isimli ilk kitabımı çıkardım. Fazla üstüne düşemediğim, o zamana kadar yazdığım birkaç öykü ve denemelerin olduğu, sadece arkadaşlarıma “istediğiniz oldu, ahanda kitap” demek için çıkardığım bir kitaptı. Fakat hiç beklemediğim güzellikte tepkiler aldım. Az, fakat öz bir yol kat ettim kendimce. Bu sene de gene nisan ayında “Sürreal İntiharlar” isimli 2nci kitabımı çıkardım. Bakalım bunda neler olacak?

musveddeler_kitap_paskalya_tavsani

  • KY – “Müsveddeler” dediğin gibi az da olsa bilinen bir kitap, “Sürreal İntiharlar”dan bahseder misin?

HS – “Sürreal İntiharlar” gerçekten benim için çok önemli bir kitap oldu. Her öyküsü ve şiiriyle didik didik uğraştığım. Noktasından virgülüne, kapağına kadar ince eleyip sık dokuduğum bir kitap oldu. Çok güzel acılar edindiğim dönemde yazdığım, gene depresif ve yalnızlığın kol gezdiği bol miktar acının olduğu bir kitap “Sürreal İntiharlar”. En büyük özelliği ise “ben ortaya somut bir şey çıkaracağım” deyip biraz daha üstüne düşmemdir. Çünkü ilk kitap karambole denk geldi diyebilirim. Bu kitapta ise uğraştığımı hissettim. Anlatmak istediğim bir çok yalnızlığımı ve acımı anlatmaya çalıştım. Bunların yanı sıra bir çok kişinin de acılarından bahsedip o acılara sebep olan kişilere ulaşmaya çalıştım. Bu yola çıkarken kendi yalnızlığımdan bahsederken, farkında olmadan bir çok kişinin yalnızlığından ve acılarından da bahsetmişim, bunun farkına vardığım için daha detaylı ve şiddetli yazılar yazmaya çalıştım bu kitapta. Öyküler ve şiirler beni okuduğum zaman doyurdu diyebilirim, “galiba oldu” deyip içime sinen öyküler ve şiirlerdi genel de. Tabi okuyanlar son sözü söyleyecekler. 2 hafta içinde dağıtımı başlayacak.

 

  • KY – Kitabın kapağında bir şarkı listesi var onların bir anlamı var mı?

 

HS – Şarkıların geneli depressive black metal, benim çok sevdiğim hatta hayran olduğum bir müzik türüdür. Kitaba biraz daha derinlik ve anlam katması için koydum o şarkı listesini, hepsi sevdiğim şarkılardır tavsiye ederim.


Print

  • KY – Son olarak söylemek istediklerin ve sana ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilirler?

 

HS – Her şeyden önce teşekkür ediyorum, kendimden ve yeni kitabımdan bahsetme fırsatı verdiğiniz için. İkinci kitabım “Sürreal İntiharlar” ile yeni bir yolculuğa başladım ve ilk defa bir hedefim var; bir kitleye ulaşıp kendimden çok, bazı yazarlardan bahsetmek istiyorum. Her röportaj ve söyleşide üstüne basa basa söylediğim çok güzel yazarları anlatmak istiyorum onlara ve acılarına dokunmak istiyorum okuyanların. Onun dışında şu an aklıma söyleyecek fazla bir şey gelmiyor. Bana ulaşmak isteyen arkadaşlar Facebook üzerinden Yere Düşen Travma ve Paskalya Tavşanı isimli sayfaları beğenip iletişime geçebilir. Twitter’da da Paskalya Tavşanı yazarak beni bulabilirler. Mümkün olduğunca atılan mesajlara cevap veriyorum. Tekrar teşekkürler selametle.

 

  • KY – Biz de teşekkür eder yazarlık hayatında başarılar dileriz.

 

Lütfen Paylaş: