PMS’li Din ve Mutfak İşleri…

aaa1“Hoppalaa” diyeceğiniz bir tıbbi açıklamayla başlıyorum yazıma. Zira bu açıklama bu yazıdaki ruh halimi anlamanız için elzemdir. “PMS” 

Pms regl öncesi sendromudur.  Ağlama krizleri, tutarsız davranışlar, sucuğun arasına nutella sürüp yeme potansiyeli, pms başka bir kadınla konuşurken birbirlerini tamamen haklı bulduğu; hayatımızdaki adamı öldürme isteği, ağrılar, sızılar, en az iki kilolar… Her aydır. Zordur. Çoğu kadında vardır. Ama benim gibi delirmeye müsait bazı insanlarda fecidir.  İnsanın canına okur… Ailede problem yaşatabilir sosyal hayatı etkiler…. Üç gündür beş gündür ama kalan hayatınızı demir parmaklıklar arasında geçirtecek kadar nettir.  Bazı ülkelerde en azından ceza indirimi vardır. Türkiye’de “bu karı şımardı bir ağzını burnunu kırayım” vardır…

Belki de bir bakanı olması lazım bu PMS’nin… Otursun orda, baksın bize, şefkat falan göstersin he he canım desin, çikolata falan dağıtsın… Olmaz mı?

Pms bakanlığımız yok tamam ama bir bakanlığımız var ki… Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı… Bundan iyisi Şam’da kayısı! Zaten sevmem kayısı. Çikolatalı pasta severim…

İşte bunlar hep PMS…

Benim için genele vurabilirsiniz ama Pms de tatlı krizinin yanında kafa da dağınıktır böyle.  Hoop dönelim fikir beyan edeceğim konuya.  İşte o bahsini çorba ettiğim bakanlığımızda yeni bir bakanımız var. Çok tatlı! Minnoş, yumuk elli, fazla dedikoducu olmayan komşuma benzeyen bakanımız… Aileye baktığı çok belli olan ama sosyal politikalara nereden bakacağını pek anlamadığım bakanımız… Kapanalı çok olmamış olan bakanımız… Ki başörtüsünün çok yakıştığı, cuk oturduğu bakanımız… Belki aynı yaşta olmama rağmen “Ayşe teyzemmm” diye yanaklarını sıkasım, alışveriş torbalarını taşıyasım gelen bakanımız… İşte o tatlı bakan, nasıl da kör bir samimiyetle (!) bakıyorsa artık devlet işlerine, “müslüman kadın börek yapmayı bilmiyorsa aile dağılmaya mecburdur” dedi.  Buyurdu. İstifra etti… Sosyal ağlar çalkalandı. Espriler havada uçuştu. Müslümanlık ve börek aynı cümlede kullanılınca şaşırıldı, gülündü, sövüldü…

Bir düşündüm tabi, kadınım nerden baksan… Acaba eksik bir şey mi var bende diye.  Malum hazır yufkadan yapıyorum böreği. Sonuç hüsran. Aile yerle yeksan.  Hazır milföyden olsa caiz miydi acaba? Kadın bir şey biliyor da mı söylüyordu acaba? Kur’an’da yazıyor muydu mesela?

Bir de bu son derece bilgi içeren, ulvi, muhtemelen mahalle araştırmalarına dayanan, aklı başında açıklama PMS me denk geldi işte. O beni biraz zorladı. Kıymalı kol börekleri, ıspanaklı gül börekleri uçuştu gözümün önünde… “Ayşe teyze ne yaptın” dedim! Tabi ki benim gibi canı börek istediği için değil ama başkası da demiş bunu bakanımıza. “Böyle bir şey söylediğimi düşünmüyorum, araştırıyoruz.” Ha? Efendim yani? Af buyrun ya da.

Deme öyle teyzem… Deme annem… Sıva işine girme bir de.  De ki “ne anlarım bu işlerden ben.” “Ben börek açmasını bilirim” de. Börekler aç önünde eğileyim, o yumuk ellerini öpeyim, çay demleyeyim, yiyelim. Uyma sen onlara. Ver istifanı. O sosyal politika kısmı seni aşar teyzem. Yapma bunu. Ne kendine. Ne bana. Ben bu saatten sonra börek açamadığıma mı yanayım, iyi bir müslüman olmadığıma mı, senin benim aile ve sosyal politikalar bakanım olduğuna mı? Ha bir de üç çocuk projesinin mimarıymışsın.  Bir de üç çocuğunun babasından boşanmışsın.  Hangisini daha önce yaptın bir merak aldı beni. Üç çocuğu yapıp sonra mı projelendirdin, projeyi yapıp sonra mı boşandın? Peki börek niye açmadın? Açtın da hepsini kendin mi yedin adam seni boşasın da bakan ol diye? Gel annem yapma. Aklın bir karışmış senin. Benim üç kuruşluk PMS aklımı da alma.  

Devletle mutfak işlerini karıştırma.

Hele müslümanlıkla hiç karıştırma böreği mantıyı. Sen yap yine her türlü hamur işini evinde, Devlet dairesinden çoook uzak bir yerlerde. De ki koş Ceyno! Çayı demlelemeyen, iki mahalle dedikodusunun belini kırmayan, üstüne de Türk kahvesiyle kırk yıl hatırını almayan PMS den ölsün!  Ya da öldürsün hapislerde çürüsün! Ne olur Ayşe teyze gözünü seveyim istifa et! Orası boş kalmaz, gelir senin yerine de tecavüzde çığlık mı atacağız zevk mi alacağız onu söyleyen biri.  Bırak o baksın uçkur işlerine.

Sen bana lazımsın teyzem!

Sen bana börek aç!!!

N’olur!!!!

 

Anşa Ceyno GÜR

Lütfen Paylaş: