Bu bir Anneler Günü Güzellemesi değildir!

Hayatımızda bir sürü Süper Anne vardır, birçoğunu da yakından tanırız. Şimdi anneler günü için bir anne portresi çizeceğim (az önce çevreyolunda seyir halinde gördüğüm aracın şoför koltuğundaki kadını varsayarak.) Yan koltukta bir erkek oturuyor, kucağında 2 yaşından küçük olduğunu varsaydığım bir çocuk. Kahraman kadınımız ise aracı kullanıyor, şoför! Muhtemelen çocuk, şoför kadının çocuğu, yanındaki erkek…

Kim ola ki bu Paskalya Tavşanı? – Söyleşi

KY (KitaplarYolda) – Öncelikle kendinden, yani Hayri Saraç’tan bahseder misin?   HS (Hayri Saraç / Paskalya Tavşanı) – Aslında Paskalya Tavşanı ve Hayri arasında fazla bir fark yok bana göre. Tavşan sadece yazabiliyor (daha doğrusu “yazabiliyor” diyorlar) onun dışında ekstrem bir farkları yok. Açıköğretimden üniversiteyi bitirmeye çalışıyorum. Bir internet firmasının çağrı merkezinde çalışıyorum felan. Amaçsız…

Türk Edebiyatında Bir Dövüş Kulübü ya da Kürk Mantolu Madonna – Makale

Yazının başlığına bakınca “arkadaş ne saçmalıyorsun sen” diyenler olabilir. Elbette beni tanımayanlar için bu söylemlerine sonuna kadar hak veriyorum, ancak tanıyanlar için pek de şaşırtıcı bir giriş olduğunu sanmıyorum. Onlar, daha önce yazdığım “Türk Edebiyatında Bir Sin City ya da Ruhi Mücerret adlı yazıyı okudularsa en fazla “bakalım yine neler saçmalayacak” diye düşünmüş olabilirler. Yine bir film ile…

Sevmeyin Beyler Bizi – Anşa Ceyno Gür

Ne güzeldir şiirler… Hele de büyük aşklara yazılmış şiirler. Sevdikleri kadına, kadının ne olduğunu, varlıklarının, duygularının nedenleri olduğunu idrak eden erkekler tarafından yazılan… Oku oku kendini jiletle!!! Alın size ters manyel… İçli içli okuduğumuz o şiirlerin çoğu yenen haltların örtüsü çünkü… Çıldırasıya sever mesela Nazım Hikmet, çıldırtasına üzdüğü kadınları… Ne çok canımı yakardı şu söz:…

Adalete Müebbet! – Anşa Ceyno GÜR

  “Tecavüz” Dehşetle bakmıyoruz artık bu kelimeye. “Müsait”in anlamına flört eden kadın diyen Türk Dil Kurumu “tecavüz”ün anlamını da namusa saldırma, sarkıntılık olarak hafifletmeyi uygun görmüş. Adalet, tecavüz gibi hayat söndüren bir eylemin içine “rızası olmak” ekleyip kadını da suç ortağı yapıyor. Rıza her gün adalete tecavüz ediyor gözümüzün önünde… Tecavüz ve rızası olmak… Rızası…

Bir Gün Ben de Aşk Yazacağım! – Anşa Ceyno GÜR

Anşa Ceyno GÜR Gözümü açmadan kahve makinesine basmıştım.   Ev çok mu soğuk diye düşünerek kendimi kahvemle beraber koltuğa attım.  Açılmaya gayretli tek gözümle kumandayı buldum. Açabildiğimde ekranda bir kargaşa vardı. Üfleyerek yine ne oldu diye anlamaya çalışıyordum. Hangi ülke, neresi, ne oluyor, niye canlı??? İki gözüm fal taşı gibi açıldığında Ankara’ya baktığımı biliyordum artık….

Aşkta “Engel” Var mı? – Mustafa Yıldırım

Engel, az da olsa aşka engeldir. Hani, ‘Engel, aşka engel değildir’ diye klişe bir söz vardır, kısmen bu söz doğrudur, ama kısmen. Evet engel, az da olsa aşka engeldir. Kim ne derse desin, şu bir hakikattir ki, engelli insanın yüzü biraz soğuktur. O yarım insandır, hasarlıdır, anormaldir, diğer sağlıklı insanlar gibi değildir, eksiktir, gariptir… Sağlıklı…

PMS’li Din ve Mutfak İşleri…

“Hoppalaa” diyeceğiniz bir tıbbi açıklamayla başlıyorum yazıma. Zira bu açıklama bu yazıdaki ruh halimi anlamanız için elzemdir. “PMS”  Pms regl öncesi sendromudur.  Ağlama krizleri, tutarsız davranışlar, sucuğun arasına nutella sürüp yeme potansiyeli, pms başka bir kadınla konuşurken birbirlerini tamamen haklı bulduğu; hayatımızdaki adamı öldürme isteği, ağrılar, sızılar, en az iki kilolar… Her aydır. Zordur. Çoğu kadında…

İyi ki Yaşamışım Seni – Yazı

Bir deniz kenarı kurtarır bazen insanı. Bir dost avuntusu sana gücünü hatırlatan. Bir sigaranın dumanı siler gözündeki silüeti. Kedilerin oynaştığı salaş bir meyhanedir dermanın. Bir yirmilik, “iki satırlık adamlara” söverken Sıla. Çıkarsız bir ortaklığı keyfine, yan masadan kadeh kaldıranın. Ayışığında bir öpücüğün hatırası, adını bile zor hatırladığının. Barbunyanın dibi tutmuş şekerli tadıdır ağzındaki acı tadı…

Ey Yaz; Dürüst Ol, Ciğerimi Yak!

Yaz gelemedi bir türlü. Hava sıcak ama gökyüzü bulutlu. Güneş günün yarısında ara ara yakmaya karar veriyor insanı. Sonra ince bir rüzgar ısırıyor teni. Bugünlerde hava bugünler gibi… Riyakar, yalancı, sahte, korkak… İşte bu gelemeyen ne idüğü belirsiz yazda, yine insana olan inancımı kaybediyorken, her şey fazla gelirken bünyeme, dimağıma, kalbimle kavga ederken beynimin bütün…