Bir Dâhinin Yaşamı / Charles Dickens – Makale

bir-dahinin-yasami-charles-dickens-kitap-on-kapakBİR DAHİYİ ANLATMAK BAHANE…

…Kendi kalemini şaha kaldırmak şahane.

Elbette kalemin kendi gücü olmasa, bırak tek bir dâhiyi, tüm dehaları yazsa, kaç yazar(!) Pardon, ‘kaç yazar’ mı dedim ben? “Kaç basar, kaç satar?” demeliydim belki de. Gerçi günümüzde yazarın dehasından ziyade reklam ve tanıtımın dehası konuşuyor artık. Eskidenmiş o, yiğide hakkının verildiği günler. Hani o Yahudi var ya, üç kuruşunun birini yatırım, ikisini reklam için kullanan; işte o kapitalistten sonra değişmiş hepsi. Önceleri tanıtım demekmiş reklam. Ürün neyse onu anlatan üç beş sözcüklü ilanlar. Derken abartılar girmiş; sözcükler yalana bulaşmış, görsellerden tiyatral skeçlere dönüşmüş olay. Görsel ve basılı medya yetmemiş, telefonlara, evlere, odalara girmiş. Hay namussuz diyeceğim şimdi…

Reklam ve tanıtım sürecine giremeyen ve bu yüzden arada kaybolup giden güçlü kalemleri düşündükçe, sağrısındaki yarası açılmış at gibi hissediyorum. Dışım sızlıyor, içim yanıyor… Reklamın gücüyle, oradan buradan çarptığı üç beş güzel cümle ile yok satanlarda afişe olabiliyor bir kitap. Ve genellikle hakikaten yok satması gerekenler kıyıda köşede boynu bükük öksüz… Tekerine çomak sokulası düzen!

Hayır, tanıtıma karşı değilim, her şeyin reklamlardan ibaret olmasına karşıyım! İnsan ilişkilerine kadar inen reklam mantığına karşıyım. Her türlü değeri kullanarak, değersizleştirme sürecine hizmet etmesine karşıyım! İyi-kötü, doğru-yanlış, temiz-kirli kavramlarının ayarını bozmasına karşıyım reklamların!..

Kitaba gelelim, kitaba. Charles Dickens’ı okumayanlarınız vardır belki de ama adını duymayanınız yoktur. Evine gazete giren, gazetenin kitap ekinde sayfaları karıştıran ve hatta bu cümleye kadar yazdıklarımı okuyan siz, muhakkak ki bilirsiniz Dickens’ı. Ve bilirsiniz ki Dickens da tüm o diğer klasik yazarlar gibi, ruha dokunur. İnsan olmanın, düşünüyor olmanın, hem sevincini hem de hüznünü hissedersiniz onu okurken. Arabeskin, tek sözcükle çok şey anlatan deyimi gibidir Charles Dickens, ‘damar’.

bir-dahinin-yasami-charles-dickens-kitap-arka-kapak

G.K.CHESTERTON

Bir dahiyi anlatmak bahane demiştim, ama anlatan yazarın kaleminin de şahane olduğuna gönderme yapmıştım başta. “Büyük” kavramını tartışarak başlıyor yazar. “Günümüzde neden büyük insanlar yok?” Soruyu ve kavramı Dickens’a getirip şöyle devam ediyor: “Büyük kelimesi bir şey ifade eder ve bu kelimenin gerçekliği, bizim ne kadar içgüdüsel ve kararlı bir şekilde bazı insanları tanımlarken bu kelimeyi kullandığımız ve bazıları için kullanmadığımız gözlemlenerek bulunabilir. Victoria döneminde bu kelimeyi doğallıkla ve kati suretle kullandığımız dört beş insandan biri Dickens’tı.”

Kavramı iyiden iyiye değerlendirdikten sonra, “Büyük kelimesi Dickens’a tam olarak uyar, tuhaf olan, bizim bu kelimeyi kendi kuşağımızdan kimseye yakıştıramamamızdır” diyen yazara, günümüzde “büyüklük” kavramının reklamla ilintisini hatırlatmak geliyor içimden. Karşılıklı sohbet edebilmeyi isterdim Chesterton’la. Dickens’ı anlatımı bu yana, anlatımına kattığı yaşam felsefesine dair birikim ve doluluğu, bir sohbeti ihya edecek cinsten. Yine kitaptan bir cümle yazayım, demek istediğimi daha net anlayacaksınız.

“Genelde sıradan insanların sıra dışı hissetmesini sağlayan şey dindir denir ve doğrudur, ancak eşit derecede önemli bir başka gerçek daha vardır: Din, sıra dışı insanların da kendilerini sıradan hissetmelerini sağlayan şeydir.”  İşte kalem ve düşün gücünün farkı!

Charles Dickens’ı tanımak istiyor olabilir veya olmayabilirsiniz. Ama Chesterton’ın kalemini okumanızı tavsiye ederim. 

 

Emine SUPÇİN

Künye

Bir Dâhinin Yaşamı Charles Dickens

Yazar: G.K. Chesterton

Sayfa: 223

Yayınevi: Alakarga Sanat Yayınları

Bumerang - Yazarkafe

Lütfen Paylaş: