Büyükler Anlamaz – Küçük Prens – Makale

kucuk_prens_icerik_ana_gorsel

Büyükler anlamaz.”

Kitapta bu cümleyi aklınızdan geçireceğiniz o kadar çok yer var ki; bu kitap yorumunun başlığı da kesinlikle bu olmalıydı.

Küçük Prens, okur okumaz her erkek çocuğunun kendini onun yerine koyduğu kahramandır. Her küçük kız da bu kitabı okur okumaz, böyle bilge, böyle eğlenceli ve iyilik sever bir Küçük Prens beklemeye başlar. Size böylesi hayaller kuran en az beş ilkokul arkadaşımı söyleyebilirim.

Küçük Prens seven çocuklar,  ebeveyn olduklarında çocuklarına ilk bu kitabı alırlar. Ben öyle yapmıştım, oradan biliyorum. Yaşı kaç olursa olsun, her okuyana, her okuduğunda birbirinden kıymetli hayat dersleri veren bu kitap için çok yazıldı, çok çizildi biliyorum ama bir de ben yazayım dedim.

Kutsal kitaplardan sonra tüm dünyada en çok okunan kitaplar arasındadır kendisi.  Benim son araştırmalarımda 210 farklı dile çevirisi yapılmış, 140 milyon okur ile buluşmuştu.  Bir cümle ile anlatmam gerekirse, bence;  “sayfa sayısı az olması rağmen unuttuğumuz çok şeyi hatırlatan, çok kısa sürede okuyup başucu kitaplarımızdan birisi olan güzel kitap” derim.

antoine_saint_de_exupery_kucuk_prens_yazar

Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry‘nin kaleme aldığı bu şaheser, New York’ta bir otel odasında yazılmış ve  1943’te yayımlanmıştır. Exupéry’ nin çizimleri de bulunur.  Bu çizimler kitabı okurken aynı zamanda hikaye canlandırmaları yapmak için bire bir. Kitabın sonu ve yazarın hayata veda edişi bütünleşmiştir. Exupéry, 1944 yılında, bir görev sırasında Alman birliklerinden kaçarken Akdeniz’de kaybolur. Yazarın cesedi ya da uçağın enkazı bulunamaz. 1998 yılında, Marsilya’lı bir balıkçının ağından Antoine de Saint-Exupéry’nin bilekliği çıkar. 2000 yılında, bölgede gerçekleştirilen dalışlar sayesinde bir uçak enkazına ulaşılır. Doğrusu bu son beni hüzünlendirmişti. Ne bileyim, böylesi bir hikayeyi yazan adamın ak saçlı, tonton bir dede olup, etrafına topladığı çocuklara kitaplarını imzaladığını görmek isterdim. Takdiri ilahi dedikleri bu olsa gerek.

KISACA HİKÂYESİ

kucuk_prens_fil_mi_sapka_mi_cizimGünlerden bir gün, bir uçak Büyük Sahra Çölü’ne zorunlu iniş yapar.   Pilot, çölün ortasında, uçağı tamir etmek zorunda kalır. Gece uykusu, kendisinden koyun çizmesini isteyen bir çocuk sesiyle bölünür.  Hayır, bu bir rüya değildir; çölün ortasında bir çocuk vardır ve pilotumuzdan koyun çizmesini istemektedir. Pilot, çocukken çizdiği bir resim yetişkinler tarafından olumsuz eleştirildiği için, yıllardır resim çizmemiştir. Yine de küçük yabancının isteğini yerine getirmeye çalışır. Birkaç denemeden sonra çocuğun istediği koyunu çizemeyeceğini anlayan pilot, ancak çocukların ve içindeki çocuğu yaşatanların sahip olabileceği bir kıvraklıkla bir çözüm bulur. Böylece başlayan dostlukları, sorularına yanıt alamayan pilotun, Küçük Prens’in ara sıra anlattıklarından toparladığı bilgileri birleştirerek çocuğun hikâyesini oluşturmasıyla sürer. ( Devamı kitapta 🙂  )

ALTI ÇİZİLEN BÖLÜMLER

Evet, güzelsiniz. Ama boşsunuz. Sizin için kimse yaşamını feda etmez. Yoldan geçen herhangi biri, benim gülümün de size benzediğini söyleyebilir. Ama benim gülüm sizin her birinizden çok daha önemlidir. Çünkü ben onu suladım. Ve onu camdan bir korunakla korudum. Önüne bir perde gererek rüzgârın onu üşütmesini engelledim. Tırtılları onun için öldürdüm ( ama birkaç tanesini kelebek olmaları için bıraktım). Onun şikâyetlerini ve övünmelerini dinledim. Ve bazen de suskunluklarına katlandım. Çünkü o benim gülüm.

Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım.”

Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir.”

Gözler gerçeği görmez ki. Yüreğiyle aramalı insan.

KİTAP HAKKINDA EN İLGİNÇ BİLGİ

Kitap şu anki kısa hâline gelmeden önce aslında yaklaşık 1000 sayfalık bir eserdi.

BEYAZ PERDE UYARLAMASI

Bu şahane kitap, bizleri hayal dünyasına salar da sinemacıların dikkatini çekmez mi? Tabi ki beyaz perdeye bir çok kez uyarlanmıştır. 1974 ve 79 yapımlarını izleyenler ya çok sevdi ya da nefret etti bu uyarlamalardan. Şimdilerde vizyona girecek son uyarlamayı da merakla bekliyoruz. Kim bilir belki filmi izledikten sonra burada görüşlerimizi de yazarız.

 

Lütfen Paylaş: