Böyle Büyür İnsanlar…

Yaşamak, hayalle kalkıp gerçekle oturmak gibi. Hayalle gerçek arasındaki o keskin hat üzerinde ilerlemek, oluşmak, üretmek… Bütün bu döngüde yorgun düşmek. Yara almak aynı zamanda. Yaralanmayı ön koşul olarak kabul etmek. Ve yaralandığın halde yürümeye devam edeceğini bilmek. Bir yanın iyileşirken, başka tarafında yeni yaraların açılması demek. Hatta bazen, aynı yerden tekrar yaralanmak demek. Yaraların önce kabuklanmasına, sonra o kabukların düşmesine tanık olmak demek. Ve bu sürekliliği izlerken şekillenmek…