Hayat Romanı Üzerine Bir Makale – Çiğdem ERSOY

“İnadına kadın kalın, inadına hayatta kalın!” diyen Anşa Ceyno Gür, “Hayat” romanında işlediği üç kadının dokunaklı hikayesiyle, her okuyanın kendinden bir parça bulacağı harika bir roman ortaya koymuş. Ülkemizin gerçeği, doğu-batı arasında uçurum da olsa, farklı coğrafyalarda, farklı örf ve adetlere göre yetişmiş insanlar da olsak, mesele kadın olduğunda, yaşanılan-yaşatılan ne varsa aynıdır. Hatta uçurumlar…

Benim Adım Emek

”Benim adım Faysal Demir. Evliyim, beş de çocuğum var. İstanbul’da, merdiven altı atölyelerden birinde kot taşlama işinde çalışıyordum. Kot kumluyorduk. Yani beyazlatmak, eskitilmiş görünümü vermek için, kotların yüzeyine kuru hava kompresörleriyle kum tutuyorduk. Bu sırada o kumlar da ciğerimize doluyordu. Silikozis tehlikesi yarattığını bilmiyorduk ki. Öğrendiğimizde bizim için artık çok geçti, çünkü hastalıktan ölümler başlamıştı. Aynı illet benim de yakama yapıştı. Bir tek ben de değilim üstelik, köyümüzde 80 kişi silikozis hastası. Ekmeği aslanın ağzından alalım derken, sağlığımızdan olduk. ‘Sıra bize de mi gelecek’ korkusuyla yaşıyoruz…”

Kadının Adı Var – Bengül Dedeoğlu

Bugün size yeni bir kitaptan söz edeceğiz. Bengül Dedeoğlu’nun bu eseri İslam dünyasında yaşayan kadınların yaşadığı zorluklardan söz ediyor. Tanıtım yazısı ise şöyle, “İslam ülkelerinde kadın olmak zordur. Kendini din âlimi gibi gören öyle softalar var ki, kadını horlar, kadını aşağılayan kocalar, kayınvalideler, maçolar, insan kılığına bürünmüş erkekler kadını yalnızca “dişi” olarak görür, onlara mal,…

Sevmeyin Beyler Bizi – Anşa Ceyno Gür

Ne güzeldir şiirler… Hele de büyük aşklara yazılmış şiirler. Sevdikleri kadına, kadının ne olduğunu, varlıklarının, duygularının nedenleri olduğunu idrak eden erkekler tarafından yazılan… Oku oku kendini jiletle!!! Alın size ters manyel… İçli içli okuduğumuz o şiirlerin çoğu yenen haltların örtüsü çünkü… Çıldırasıya sever mesela Nazım Hikmet, çıldırtasına üzdüğü kadınları… Ne çok canımı yakardı şu söz:…

Adalete Müebbet! – Anşa Ceyno GÜR

  “Tecavüz” Dehşetle bakmıyoruz artık bu kelimeye. “Müsait”in anlamına flört eden kadın diyen Türk Dil Kurumu “tecavüz”ün anlamını da namusa saldırma, sarkıntılık olarak hafifletmeyi uygun görmüş. Adalet, tecavüz gibi hayat söndüren bir eylemin içine “rızası olmak” ekleyip kadını da suç ortağı yapıyor. Rıza her gün adalete tecavüz ediyor gözümüzün önünde… Tecavüz ve rızası olmak… Rızası…

Aşkta “Engel” Var mı? – Mustafa Yıldırım

Engel, az da olsa aşka engeldir. Hani, ‘Engel, aşka engel değildir’ diye klişe bir söz vardır, kısmen bu söz doğrudur, ama kısmen. Evet engel, az da olsa aşka engeldir. Kim ne derse desin, şu bir hakikattir ki, engelli insanın yüzü biraz soğuktur. O yarım insandır, hasarlıdır, anormaldir, diğer sağlıklı insanlar gibi değildir, eksiktir, gariptir… Sağlıklı…

Pipimi Göstereceğim! – Yazı

Ayrımcılığı severim aslında. Ben ayırıyorsam… Erkekleri ayıracağım şimdi bir köşeye. Kadınlara yazacağım bu yazıyı. O yüzden ağda odasından sesleniyorum şu an. Elit bir tarz, bilimsel kelimeler, feminizm, kapitalizm, din siyaseti, kimlik siyaseti, homofobi, ekofeminizm, ahlakçılık… Böyle kelimeler ararsanız diye yazdım bunları. Yazının içinde olmayacak çünkü. Öyle dangul dungul mahalleye yeni taşınan Ceyno hanımla sohbet edeceksiniz….