Böyle Büyür İnsanlar…

Yaşamak, hayalle kalkıp gerçekle oturmak gibi. Hayalle gerçek arasındaki o keskin hat üzerinde ilerlemek, oluşmak, üretmek… Bütün bu döngüde yorgun düşmek. Yara almak aynı zamanda. Yaralanmayı ön koşul olarak kabul etmek. Ve yaralandığın halde yürümeye devam edeceğini bilmek. Bir yanın iyileşirken, başka tarafında yeni yaraların açılması demek. Hatta bazen, aynı yerden tekrar yaralanmak demek. Yaraların önce kabuklanmasına, sonra o kabukların düşmesine tanık olmak demek. Ve bu sürekliliği izlerken şekillenmek…

Ey Yaz; Dürüst Ol, Ciğerimi Yak!

Yaz gelemedi bir türlü. Hava sıcak ama gökyüzü bulutlu. Güneş günün yarısında ara ara yakmaya karar veriyor insanı. Sonra ince bir rüzgar ısırıyor teni. Bugünlerde hava bugünler gibi… Riyakar, yalancı, sahte, korkak… İşte bu gelemeyen ne idüğü belirsiz yazda, yine insana olan inancımı kaybediyorken, her şey fazla gelirken bünyeme, dimağıma, kalbimle kavga ederken beynimin bütün…

Anşa Ceyno Gür – Yazar – Blog Yazarı

Ruhum bir sokak yazarı demiştim yıllar önce. Sokak sanatçıları vardır ya hani. Çoğu zaman önlerinden geçer gideriz. Hep acelemiz var malumunuz. Ama bütün gün dilimize dolanan şarkılarını mırıldarız hani, “nerden takıldı bu dilime” diye şikayet ederek. Yıllar sonra olmak istediğim şeyim yine. Bir sokak yazarı… Sorgulamadan geçirdiğim tek bir gün olmadı bu güne kadar. Asilik…